ARTIZAN CLUB Serbest Paylasim PlatformuEdebiyat & KitapArtizan Yazarlar KlübüArtizan YazarlarıSerapMerve'den Hikayeler (Moderatörler: fondip, funda_era)Konu: Bir Daha Aşık Olamam!!! 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 2 3 4 5 [6] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Bir Daha Aşık Olamam!!!  (Okunma Sayısı 20530 defa)
SerapMerve
Cool Artiz
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2971

Farklı,değişken,savunmasız..


« Yanıtla #75 : 03 Mayıs 2010, 11:40:32 »

-75-

      Biz masaya doğru yaklaşırken Kadir görüş alanına girdiğimiz  an ayağa kalktı..Spor giyinmişti..Bunun fark ettiğim an onu inceliyorum..

“Hoş geldiniz..”

“Hoş bulduk..Nasılsın Kadir..”  İlk konuşan Mineydi..

“İyi diyelim iyi olalım..Siz nasılsınız?”

“Yolcularımız vardı..Biraz hüzünlüyüz..” Mine beni ima ederek konuşmuştu..Bunu anladığımda “Olması gerektiği gibi” diyorum..

“Ne yalan söyleyeyim..Ben de yolcu etmeyi, edilmeyi pek sevmem..Üzülme Asya..” Kadir ilk o gece Asya demişti bana..Bu iyi niyetli cümlesine teşekkür ederek boş sandalyelere geçiyoruz...

    Oturduğumuz da garson sipariş için yanımıza geliyor..Kıvanç usta bir manevrayla bizim içki içmemizi engellemişti..Buna itiraz edecek olan Mine ağzını açacaktı ki Kıvanç’ın gözleri gerektiği mesajı verdi..Ve mecburen susuyor arkadaşım..

“Bugün işe gitmedin yarın çok yoğun olacaksın canım..”  Mine konu açmak için uğraşıyordu..

“Evet..Yarın yorucu bir gün olacak..”

“Bizim işler askıya alınmasın da”         Şakayla karışık kuruyordu cümlesini Kadir..Sonra masaya gelen garsonla yarıda kesiyor sözünü..

“Merak etme Kadir..Arkadaşım sorumluluk sahibi bir iş kadınıdır..”     Mine işte..Beni savunmadan duramazdı ki..

“Öyle olduğunu anladığım için işi kabul ettim”

“Teşekkür ederim..”

        Yaklaşık yarım saat süren sohbetin ardından Kıvanç slov bir şarkı eşliğinde Mineyi dans için piste götürüyor..Onları izlerken  gülümsüyorum..Çok yakışıyorlar..

“Çok yakışıyorlar değil mi?    Düşüncelerimin Kadir Bey tarafından dile gelmesi şaşırtıyor beni..

“Evet öyle..Çok yakışıyorlar..”

“Üniversiteyi burada mı okudun?”

“Evet..Boğaziçi!”

“Hadi ya..Vedat hocayı tanıyorsundur o zaman”

“Vedat Günsür den mi bahsediyorsun?”     Şaşkınım..Çünkü üniversitedeyken en sevdiğim hocayı tanıyordu..

“Evet..Ondan bahsediyorum..”

“Eee peki sen nerden tanıyorsun Vedat hocayı..”

“Aile dostumuz olur kendisi..Babamın yakın arkadaşı..”

“Ben kendisini çok severim..Dersinden sürekli kalsam da..”

“Vedat amca çok iyidir..Tonton yanakları yok mu?”

“Eveet...Nasıl özlemişim? Bir ara gidip görmeliyim..”

“Yalnız ev değiştirdi kendisi..Biliyorsun değil mi?”

“Öyle mi? Ben bilmiyordum..Nereye taşındı?”

“Tarabya..Götürürüm ben seni..”

“Şey ben..Olur tabi..Şermin teyze nasıl? Biz onunla da görüşürdük..”

“İyi iyi..Vedat amca yaşlandıkça Şermin teyze gençleşiyor..Aman Vedat amca duymasın ama..Çok sinir oluyor bu  işe”

       Farkında olmadan keyifleniyorum..Kadir’in anlattıkları çok iyi geliyor..Bakışlarımı Mine ile Kıvanç’a çeviriyorum..Hala dans ediyorlar..Sıkı sıkı sarılmışlar birbirlerine..

“Dans edelim mi?” Bana doğru elini uzatıyor..

“Yok..Teşekkür ederim..”   Bu teklife çok şaşırıyorum..Ve uygun olmayacağından kabul edemiyorum..

“Peki..Israr etmiyeceğim”

         Kıvanç, Kadiri görür görmez Mine’ye yavaşça fısıldıyor.. “Bu Kadir kaşınmaya başladı..Hadi Asya’nın yanına gidelim”    Yanımıza geliyorlar..Mine suratıma bakıyor..Sanırım neşelendiğimi anladı..

“Mine hani bizim üniversitede Vedat hoca vardı..Çok bahsederdim..Hatırlıyor musun?”

“Evet..Hani şu çok sevdiğin..”

“Hıhı..İşte Vedat hocayı Kadir yani Kadir Bey tanıyormuş..”

“Bana Kadir de Asya..”     Kadire bakarken Mine söze başlıyor..

“Hadi ya..Siz baya bağlantılı çıktınız yahu..İş, ben, Vedat hoca..”

“Öyle oldu sanırım..”

***

     Eve geldiğimde saat ikiyi gösteriyordu..Çantamdan telefonu çıkardığımda on beşe yakın cevapsız çağrının olduğunu görüyorum..

       Fırat aramış..Ama duymamışım...Uykum iyice gelince Fırat’ı aramadan yatağıma gidiyorum..Ve bedenim yatağı bulduğunda gözlerim hemen kapanıyor..

***  

        Şirkete şişmiş gözlerle geldiğim o gün işler gerçekten yoğundu..Hiç bitmek bilmiyor gibiydi..Kaç tane sade kahve içtim hatırlamıyordum bile...

“Rüya bir kahve daha canım..”  

“Asya Hanım..Dokunmasın..”

“Bir şey olmaz canım..Yoksa yığılıp kalacağım şuraya..”

“Tamam Asya Hanım ben hemen getiriyorum” Telefonu kapatıp işe odaklanmaya çalışıyorum..Lakin buna fırsat vermeyen cep telefonum oluyor..

      Fırat arıyor..İşlerim o kadar yoğun ki konuşacak zamanım bile yok..Fakat dün gece cevap veremediğim aklıma gelince açıyorum..

“Aysam..Nerdesin güzelim..?”

“Fırat, özür dilerim..Dün gece dışarıda olunca duymamışım..Saat ikide eve geldik..Görünce de arayamadım..”

“Ve şimdide bu uykulu halinle iş yapmaya çalışıyorsun öyle mi?”

“Mecburum..Kaç gündür şirkete gelemedim..”

“Ne vardı o saate kadar dışarıda bitanem..”

“Şey..Öyle konu konuyu açınca zamanda geçmiş..”

“Anladım sevgilim..Asya bir dakika..” Fırat yanına gelen biriyle konuşuyordu..Ona zaman verdiğim sıra Rüya içeriye geliyor..

“Buyurun Asya Hanım..Afiyet olsun..”

“Sağ ol canım..”

“Asya Hanım bu arada Kadir Bey’in firması bugün toplantı ayarlamış..”

“Ne? Bugün için öyle bir şey yoktu..”

“Ani alınmış bir karar zaten.Acilmiş..”

“Off..Tamam sağ ol Rüya..” Rüya çıkınca Fırat konuşmaya başlıyor.. “Kadir Bey Mine’nin arkadaşıydı değil mi?”

“Evet..Acil toplantı sıkıştırmışlar araya..İki saate burada olurlar..Canım kapatalım..Bende onlar gelene kadar şu işleri toparlıyım..”

“Tamam sevgilim…Öpüyorum seni..”

“Bende..”

“Özlüyorum..”

“Bende..Görüşürüz..”     Telefonu kapatıp kahvemden bir yudum alıyorum..Ve iki saatlik zamanı önümdeki dosyalara veriyorum..

***

“Hoş geldiniz”

“Teşekkürler..” Kadir diğer elemanlara göstermeden bana doğru yaklaşıp ses tonunu azaltıyor.. “Yorgun gözüküyorsun..”

“Biraz..Başlayalım mı artık..”

“Tabi..Öncelikle ……..”

        …..        ….       ….       ….      ….

“Anlaştığımıza çok sevindim..O zaman toplantımız bitmiştir..”

“Evet..” diyor ve Kadir hariç herkes odadan çıkıyor.. “Gerçekten yorgun gözüküyorsun..Bir kahve içecek kadar zamanın var mı?”

“Maalesef..İşler beni bekliyor..”

“Bir saat..Söz bir saati geçmeyecek..”

“Ben bugün fazlasıyla kahve içtim ama..”

“Belli..Yoksa bu halde ayakta duramazdın..Sahile inelim o zaman..Biraz hava alırsın..”

“Tamam..”     Sürekli olumsuz cevap verdiğimi fark edince kabul ediyorum..

      Sahile iniyoruz..Dışarısı çok soğuk..İçim titriyor..Bunu Kadir fark ediyor ve ceketini omuzlarıma atıyor..

“Teşekkür ederim..”


Finale iki bölüm kaldı..
Logged
SerapMerve
Cool Artiz
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2971

Farklı,değişken,savunmasız..


« Yanıtla #76 : 04 Mayıs 2010, 21:09:17 »

-76-

     …. 6 ay sonra ….

      Altı ay nasılda çabuk geçmişti..Kışı bitirdik ve bahar kendini bize hissettirmeye başladı..Şirketin işleri çok hafifledi..Bu da benim açımdan çok iyiydi.. Hazırlığım bittiğinde telefonum çalıyor..

“Hazır mısın?”

“Evet..Hazırım..Geldin mi?”

“Aşağıda bekliyorum hadi gel o…”

“Tamam..Geliyorum Kadir..”

         Evden çıkarken Kadir ile şu altı ayda nasıl bu derece samimi olduğumuzu düşünüyordum..Aramızda ki şeyi adlandırmak çok garipti..Parmağımda Fırat’ın yüzüğü vardı çünkü..

“Hoş geldin..”    diyor eğilip yanağımı öperken..

“Nereye gidiyoruz..”

“Bilmem..Belgrada gidelim mi?”

“Olur gidelim…”

       Yol boyunca arabanın radyosundan çalan şarkıya eşlik ediyoruz..Kahkaha atıyoruz,eğleniyoruz..Ve o an Fırat aklıma hiç gelmiyordu..

        Ormanlık alanda gezerken Kadir bana küçük sincapları gösteriyordu..Kimileri ağaca tırmanıyor..Kimileri ağaçtan inip çimenlerin arasına karışıyordu..

         Yorulup bir taşa oturduğumuzda ikimizde sessizdik..Sevgili değildik biz..Çünkü ben Fırat’ı seviyordum..Seviyordum değil mi?  Ama sevgim bir yanayken Kadir ile de mutluydum..

“Ne yapalım?”   Kadir dayanamayıp konuşuyor..

“Sessizliği dinleyelim..”   diyorum ama telefon sesi tüm sessizliği bozuyor..Fırat! Ekranda “Canım” yazısını görünce kalbim iki dudağımın arasından çıkacakmış gibi atıyor..Açmıyorum telefonu..Bu yaptığımı Kadir de görüyor ama  bir tepki vermiyor..

      Belli bir süre daha sessizliği dinliyoruz..Sonra Kadir aniden yerinden kalkıyor..Hadi şu büyük çınara kadar yarış yapıyoruz..

“Saçmalama..Herkes güler bize..”

“Gülsünler..Başkalarının tepkisine göre mi hareket edeceğiz..”

“Yani Allahtan spor giyinmiştim..Hadi başla”   Hile yapıp önden koşuyorum..Yarışı elbette sonradan arayı kapatan Kadir kazanıyor..

      Nefes nefese bir halde Çimenlere uzanıyorum..Telefonum çalıyor! Tamamen kapatmamış olduğuma pişmanlık duyuyorum o an.. Bu sefer açmak zorundayım..

“Efendim..”   Nefesimi düzenlemeye çalışıyorum..

“Aysam…Niye açmıyorsun telefonlarımı bakıyım sen?”

“Canım duymamışım..”  Yalan söylemiştim..Ve yüreğim o an çok acıdı..

“Anladım..Nerdesin..Evde mi?”

“Şey evet..”   “Allahım ne diyorum ben”  diye geçirmiştim içimden..

“Anladım..”   Fırat’ın sesi birden durgunlaşıyor..Telaşlanıyorum…

“Aşkım…Neden sustun?”

“Sustum mu? Fark etmedim..”

“Evet sustun..”    Kadir yanımdan uzaklaşıyor..Rahat konuşmamı istiyor.. “Aşkım seni çok özledim..”

"Bende sevgilim..Çok az kaldı merak etme.. "  Fırat gelince ne olacaktı? Onun gelmesini istiyordum..Ama yine de zihnim karma karışıktı..

"Altı ay..” diyorum ve Fırat’ın ses tonu bu altı ayı tekrarlarken hiçte doğrular gibi değildi ama ben o zaman anlayamamıştım bunu..

“Evet..Altı ay..”

**** 

      Akşam Derya anneme geliyorum..Kadir ile geçen zamanda onu, Mineyi çok boşlamıştım..Onlar bir şeyler düşünüyorlardı ama bana pek tepki vermeme taraftarı olmuşlardı..

“Nasılsın Derya annem..”

“İyiyim Asya..Sen?”

“İyiyim..İş güç işte..”

“Öyledir tabi..”

"Bir şey mi oldu Derya annem.."

"Yoo! Ne olabilir ki..Yoksa bir şey mi olması gerekiyor.."

"Hayır, ama sen böyle.."

"Bende bir şey yok Asya! Fırat ile konuştum bugün..Özlediğimden olsa gerek..Tıpkı senin gibi! Öyle değil mi?"

"Öyle tabi.."

      Soğuktu bana karşı..Bu soğuk tavırlar içerisinde orada kalmak istemediğim için geç saatlerde eve gidiyorum..Fırat’ı arıyorum ama ulaşılamıyor..Bende uyku sersemi bir halle yatıyorum..
   
*** 

      Kadir bir başka akşam beni arkadaşlarının düzenlediği partiye götürmüştü..Etrafında olan insanları benimle tanıştırdı..Yine bir başka gün bowling oynamaya gittik..Akşam yemeklerini, çeşitli aktiviteleri onunla geçiriyordum..

***
 
  Öğlene doğru işe gelmiştim..Rüya bana pek ihtiyacın olmadığını söylediği için önemli olan bir kaç evrakı halledip çıkıyorum..Fırat’ı  arıyorum ama yine  kapalı..Bunun üzerine Kadir’in numarasını arıyorum..

“Alo? Kadir..”

“Merhaba Asya..Ne yapıyorsun?”

“Sahile çıkıyorum..Gelsene..”

“İstinye sahilindeyim zaten..Kahvaltı yapıyordum hadi gel..”

“Tamam..”

      Şirketten çıkıp sahil yoluna dönüyorum…Radyoyu açtığımda “İki alyans” çalıyordu..Fırat ile Nişan günümüzün şarkısı..Dinleyemiyorum ama..Bu yüzden hemen kapatıyorum radyoyu..

      Sahile geldiğim de Kadirin beni yol kenarında beklediğini görüyorum..Arabayı uygun bir yere park edip o tarafa yöneliyorum..

“Merhaba...” diyip öpüyor iki yanağımdan..

“Çok acıktım…Kahvaltı yapmamıştım..”

“Hadi o zaman gel beraber yapalım kahvaltımızı”

       Donatılan masayla kahvaltıya başlıyorum..Bir iki lokma atıyorum ağzıma ve telefonum çalıyor..

“Efendim..”  Fırattı arayan..Nefes alışından tanıyordum onu..Lanet olsun..Neden kafam karışmıştı ki..Gerçek biraz sonra yaşacaklarımla dank etmişti kafama..Aklım hiç karışmamıştı benim..

“Asya..Nasılsın?”

“İyiyim ya sen Canım..”

“İyiyim..Ağzın dolu galiba..Kahvaltı mı yapıyorsun?”

“Evet..”

“Evde mi yapıyorsun yoksa dışarıda mı?”

“Evde yapıyorum”  Kadirleyken yalan söylemiştim ona..Neden yapmıştım ki..Bir şeyleri anlayabilmem için bunları yaşamam mı gerekiyordu…

“Kapatıyorum Asya..İşlerim var..”

       Telefon aniden suratıma kapanmıştı..Yüzüm sararmaya dönmüştü.. "Neden böyle yaptı" diye düşünüyorum içimden..Bana uzak olmasına dayanamıyordum hala..

“Sen iyi misin? Yüzün sarardı..”

“İyiyim..Hadi yiyelim..” Zar zor gülümsüyorum..Çatalı tabaktaki salatalığa batırmıştım ki hemen yanımızda beliren gölgeyle duraksıyorum..

“Fırat!”  Buraya gelmişti..Bizi görmüştü..Yalanımı! O bana öyle bir bakıyordu ki kalbim aniden durmuştu.. “Fırat, ben..”

“Sus! Konuşma”

“Aşkım, bak ben”     ağlıyorum..Gözlerim yaşlarla boğuluyordu..Eline uzanmıştım..Ama o hızla itmişti..Tiksinmişti benden.. “Fırat!”

“Kes sesini Lanet olası..” Kadire döndüğünde yumruk yaptığı elini yüzüne indiriyor.. Onu öyle yeri atıyor ki..Kadire değil kendisine bir şey olacağından korkmuştum..

“FIRAT!”  nefesim kesildi..O gün o anı hiç yaşamamış olmak istemiştim..Öyle ürkütücüydü ki..

       Bizi orada bırakarak gidiyordu..Arkasından koştum..O günü sanki yeniden yaşıyormuşum gibi hissettim şuan..

“Fırat sevgilim..Dinle beni..Ben seni seviyorum!”   Fırat’ı kaybetme  korkusu o zaman kök salmıştı yüreğime.. “Fırat Dinle”

“ Çekil! ”  Beni öyle bir savurmuştu ki kaldırıma yapışıyorum..Geri dönüp bakmıyor bile..Arabasına atlayıp öyle hızlı gözden kayboluyor ki.. “Fırat!” diye inliyorum yapıştığım yerde…

Finale bir bölüm kaldı. 
Logged
SerapMerve
Cool Artiz
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2971

Farklı,değişken,savunmasız..


« Yanıtla #77 : 05 Mayıs 2010, 20:42:33 »

-78-

      Onu öyle özlüyorum ki..Bazen bu özlem beni nefessiz bırakıyor..Aslında memnunum bu durumdan..Eğer ölürsem belki içimde ki tüm acılar biter..

        Fırat’ı hayal ediyorum..Gece, gündüz her an onun kaybolan simasını hatırlamaya çalışıyorum..4 yıl geçmişti o günden sonra..Ve en son düğünde görmüştüm..Çok uzun zaman oldu onu görmeyeli..

     Nasıl bırakmıştım onun sıcacık ellerini..Nasıl farklı ellere uzanmaya çalışmıştım..Ama ben farklı ellere uzansam bile yine de o ellerin sıcaklığına ait olmuştum..Özlüyorum ya..Özlüyorum işte..

      "Kaç kere aradım,kaç kere kapısına gittim..Ama her seferinde ona ulaşamıyordum..Telefonunu kapatmış..Evinde yok çünkü Amerika'ya gitmiş..Bir daha dönmemek üzere..Sabahlara kadar evinin önünde bekledim..İnanmadım gittiğine..Gelen geçen beni deli sanırken gerçekten deliriyordum..Kapıyı yumrukladım..Yerde süründüm..Ama yoktu..Fırat'ım gitmişti.."

       "O beni özlerken ben..Hayır bende onu özlüyordum..Bunu şimdi çok acı bir şekilde hissediyorum..O, gelişini sürpriz olsun diye söylememişti bana..Şirkete gelmiş beni görmeye..Ama tam o sırada ben dışarı çıkınca sessiz kalıp gideceğim yere kadar izlemiş..Beni yere savurup gittikten sonra da Kıvançla konuşmuş..Bağırmış..Fırtına misali her şeyi birbirine katmış ve en sonunda da "Ben kimi sevdim böyle" demiş.. Ölüyorum Rabbim..Onsuz her gün ölüyorum.. "

      

     Kalbimde firari isyanlar var artık..Bağırmak istiyorum..Gözyaşlarım her gün akıyor..Ruh gibiyim..İlk ve Son romanım olan “Bir Daha Aşık Olamam” ı yazarken içimde ne fırtınalar koptu..Çünkü ben bizi anlattım size..

      Her gece “canımı” bekliyorum ben..Gelmeyecek ama ben yine de bekleyeceğim..Düğün de görmüştüm dedim ya.. “Kıvanç ve Mine’nin” düğünü..Uzaktan izledim arkadaşımın düğününü..Biliyordu Minem orada olduğumu..Söylemiştim ona arayıp..

       Mine düğüne gelip gizliden izleyeceğimi söylediğimde bana “Fırat da Amerika’dan gelecek Aysam” dedi..Heyecanlanmıştım o zaman..Hem de çok..  

    Mine beyaz gelinliklerinin içinde öyle masum gözüküyordu ki Kıvanç her bir saniyede eğilip öpüyordu gelinini..

"Kıvanç, rahat dur artık.."

"Çok güzelsin Gelinim..Bir melek gibi..Beyaz,masum, erişilmez.."

"Sen şimdiden şımartıyorsun beni ama..İleri de daha fazlasını isterim.."

"Sen hep benimle ol yeter ki..Ben sana her gün söylerim bu güzel sözleri..Ama aramızda kalacak..Bizimde bir havamız var değil mi?"

"Alçak, çok adisin.."

      Onlar böyle konuşurken nikah memuru çoktan masaya oturmuştu..Uyarı niyetinde ki öksürüğünün ardından "İzniniz olursa nikahınızı kıyayım..Ne dersiniz gençler.."

"Tabi buyrun..Gelinim aklımı başımdan aldı.."

"O hep öyle olur evlat.."

     Sorulan sorular ve alınan "Evet" cevabı bir çifti daha birleştirmişti..Herkes Mine'ye "Bas bas bas " diye bağırıyorken Mine çoktan Kıvanç'ın ayağına basmıştı..

"Dur sen..Bunun akşamıda var" diyen Kıvanç sinsice gülerken Mine "Haklısın aşkım..Bunun akşamı da var" dedi..

     Kıvanç, Mineye doğru yaklaşıp kulağına bir şeyler fısıldıyordu.."Yavrum, şimdi elimden tutacaksın ve ben seni kaçıracağım.."

"Ya Kıvanç! Hayır! Bak hayır diyorum"  Mine konuşuyordu ama Kıvanç çoktan onunla beraber çıkış kapısına doğru koşuyordu..Hatta Mine ayak diretince Kıvanç dayanamayıp onu kucağına aldı.. "Ya bırak..Bak kime diyorum..Düğünümüzden de kaçırdın ya pes valla.."

     Onlar çıkış kapısından köşeyi dönmüşken Sultan anne Fırat'ın yanına yaklaşıyor..Omzuna dokunuyor önce..Sonra ellerini okşuyor evladının..Ben ise onu izlerken ağlıyordum..O an gidip "Affet, lütfen affet" demek için çok çabalamıştım ama yapamadım..Yüzüm yoktu çünkü..

     Fırat, Derya anneme bir şeyler söyleyip ayağa kalkıyor..Korkuyorum ve yaslandığım ağaca daha çok sığınıyorum..Önümden geçiyor..Elleri sımsıkı kilitlenmiş bir şekilde yürüyor..

      O düğüne gitmiştim işte..Fırat’ımı izledim..Zayıflamış..Sakalları çıkmış..Omuzları her şeye rağmen dimdik duruyordu..Ama gözlerinde gördüklerim..Çok başkaydı..Nefret..soğukluk...Yaslanıyorum yanımdaki ağaca ve zihnime kazıyorum tüm yüz hatlarını..Dudaklarını aklıma getiriyorum..

       Derya annem beni affetmiyor..Her gün nasıl olduğumu Mineye sorsa da affetmiyor.. Şımarığım diyip bağrına basmıyor..Kıvanç, Mineye benimle ilgili hiçbir şey demiyormuş..Görüştüğümüzü biliyor ama sevdiği kız için susmak zorunda kalıyormuş..

        "Fırat’ım..Ben seni hala çok seviyorum..İliklerimde senin sevdan dolaşıyor..Dudaklarımda senin dokunuşların geziniyor..Ben senin yerini hiç kimseye vermedim..Hep bendesin..Okuyor musun yazdıklarımı..Lütfen nefretle bakma Sevgilim..Paşamm seni hiç unutmayacağım..Yaşlanıp hayata gözlerimi yumarken bile kalbimde sen olacaksın.. Dudaklarımda her zaman ismin yer alacak.."

        Romanı başladığım cümleyle bitiriyorum.. “Bir Daha Aşık Olamam” Çünkü ben hala aşığım!!! Çünkü ben hala Fırat’a aşığım…

                        ..Romanın sonu..

     Fırat okuduğu son satırlarla birlikte gözyaşlarını elinin tersiyle sildi..Oturduğu banktan kalktığında elinde ki kitabı bank’ın üzerinde bırakıyor..Elleri cebine gittiğinde gözleri ufuğu izliyordu..

     Rüzgar romanın sayfalarını karıştırıyor..Sayfalar isyan edercesine ordan oraya savruluyor..Ve en sonunda, açık kalan sayfada “Çünkü ben hala aşığım” yazıyordu..Masalsı aşkın anlamlı cümleleri..

                          …Hikayenin sonu…


<a href="http://www.dailymotion.com/video/xcdahq_bir-daha-a" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">http://www.dailymotion.com/video/xcdahq_bir-daha-a</a>
Logged
Sayfa: 1 2 3 4 5 [6] Yukarı git Yazdır 
 ARTIZAN CLUB Serbest Paylasim PlatformuEdebiyat & KitapArtizan Yazarlar KlübüArtizan YazarlarıSerapMerve'den Hikayeler (Moderatörler: fondip, funda_era)Konu: Bir Daha Aşık Olamam!!! « önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: